12 01 2011

Liposuction

   Liposuction Elbette Türkiye'de de fazla kilolar ve yetersiz egzersiz nedeniyle vücut şeklinin arzu edilenden farklı olması öenmli bir sorun. Liposuction işlemleri hiçbir zaman kilo vermek için değil ama beden şekil vermek için kullanılmalı. Her toplum gibi genç dinamikleri olan Türkiyede'de yaş ortalaması giderek artmakta. Devamı

12 01 2011

Meme küçültme

   Meme küçültme Estetik burun ameliyatlarını meme küçültme işlemi takip etmekte. İlerleyen yaş ve hamileliklerle büyüyen meme dokusu sadece estetik bir sıkıntı yaratmakla kalmıyor, aynı zamanda kişide boyun ve sırt ağrılarına neden olmakta. Küçültme işlemi ile bireyin bu gibi şikayetleri de son bulmuş olur. Devamı

12 01 2011

Rhinoplasty (Burun ameliyatı)

   1. Rhinoplasty (Burun ameliyatı) Türkiye'de bir numaralı estetik cerrahi girişim açık ara burun ameliyatları. Estetik burun ameliyatlarında artık doğal, yapılı olduğu anlaşılmayan, çok kalkık olmayan, çok kavisli olmayan burunlar tercih ediliyor.   kaynak. http://mahmure.ekolay.net/foto-galeri/guzellik/Turkler-en-cok-nereye-estetik-yaptiriyor/22180/2 Devamı

10 01 2011

Netten Bluz Modelleri

 Netten alıntı bluz modelleri, resimleri...        ... Devamı

09 01 2011

Nane limon kabuğu

Hava sıcaklıkları 10 derece birden azalınca yatağa düşenlerin sayısı arttı. Mevsim geçişlerinden hasarsız çıkmak için C vitamini kullanmak, bitki çayı içmek, yatmak yerine yürümek, etten ve şekerden çok sebze ve meyve tüketmek gibi önlemler yeterli Yaz bitti, sonbahar geldi. Yapraklar sararmaya başladı. Güneşin kavurduğu günlerden ısının 10 derece düşmesiyle üşüten günler başladı. Sabahları yağmurlu, puslu güne uyanır olduk. Bugünlerde çok insan uyanma güçlüğü çekiyor, kendini yorgun, bitkin hatta mutsuz hissediyor. Ani mevsim değişiklerini çabuk atlatıp sonbahara alışabilmek için neler yapmalıyız? Mevsime uygun giyinmenin yanında, sağlıklı beslenmek de çok önemli. Basit önlemlerle sonbaharın sorunsuz geçmesini sağlamak mümkün. Evde yaptığınız bir ıhlamur çayı veya C vitaminli meyveler soğuklara karşı koruyacak ve zinde hissettirecek basit yöntemler. Zencefil, isveç şurubu • Öncelikle bir aktarın kapısını çalmak gerekiyor. Biz sizin için gittik, sorduk, bugünlerde neler almalı, neler tüketmeliyiz diye... Kadıköy’de yetmiş senedir baharatçılık yapan Enver Kaplan bize zencefil, adaçayı ve ıhlamurun soğuk havalardan korunmak için en iyi çaylardan olduğunu söylüyor. Ayrıca bunların bazı baharatlarla da karıştırılıp içilebileceğini belirtiyor: “Bisina macunu, keçiboynuzu pekmezi iyi gider bu havalarda. Keçiboynuzunu kaynatıp içerseniz, ısıtır sizi. Bir de zencefil öneriyorum herkese” Taksim’in meşhur aktar dükkânı, Ambar’ın sahibi Gülten Şen’in önerileri arasındaysa, bağışıklık sistemini koruyan ek gıdalar öncelikli. Şen, önerilerini şöyle sır... Devamı

09 01 2011

Altıncı hastalık

Bebekler ya da çok küçük çocuklarda yüksek ateş dışında herhangi bir belirti vermeden devam eden  ve ateşin düşmesiyle ya da sonrasında kızamıkçık benzeri bir döküntünün ortaya çıkmasıyla beliren akut bir virüs infeksiyonudur. Hastalık en sık ilkbahar ve sonbaharda ortaya çıkar. Küçük lokal salgınlar olabilmektedir. Kuluçka dönemi 5-15 arasındadır. Belirtileri : Belirgin bir neden olmadan ateş 39,5-40 dereceye kadar yükselir ve 3-5 gün yüksek kalır. Erken dönemde özellikle ateş yükselirken havaleler sık görülür. Yüksek ateşe karşın çocuk genellikle uyanık ve aktiftir. Genellikle üçüncü günde kandaki lökosit sayısının azalmasıyla boyun ve kulak arkasında lenf bezlerinde büyüme meydana gelir , dalak biraz büyümüş olabilir. Ateş genellikle 4, günde hızla düşer, genellikle göğüs ve karında, daha az olarak yüzde ve kol-bacak bölgelerinde bir döküntü belirir. Bu döküntüler birkaç saat veya 2 gün sürebilir. Bu evrede ateş normaldir ve çocuk kendini iyi hisseder, normal davranır. Hafif vakalarda döküntü fark edilmeyebilir. Tanısı  : Altı ay ile 3 yaş arasında çocuklarda belirgin bir neden olmadan bir türlü düşmeyen yüksek ateş görülürse ve çocuk uyanık ve aktifse bu tanı düşünülebilir. Tedavisi : Radikal bir tedavisi yoktur, belirtilere yönelik tedavi verilir. Çocuğu rahatlatmak için ateş düşürücü önlemler alınmalıdır. http://www.bebekkokusu.com/news/templates/konular.aspx?articleid=458&zoneid=40 ... Devamı

07 01 2011

Göz Tansiyonu, Glokom

  Türkiye'de yaklaşık 1.5 milyon kişiyi etkileyen göz tansiyonu yani glokom, sinsice ilerleyip görme kaybına yol açabiliyor. Göz tansiyonu 21'i aşan herkesin glokom riski araştırılmalı. Akraba evliliği de bebeklerde göz tansiyonu nedeni Glokom yani göz tansiyonu hiçbir belirti vermeden körlüğe kadar ilerleyen ve geri dönüşü olmayan bir hastalık. Türkiye’de yaklaşık 1.5 milyon kişiyi tehdit eden hastalığa karşı 45 yaşından sonra göz tansiyonu kontrolünden geçmek yeterli. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Glokom Bölümü Sorumlusu ve Türk Oftalmoloji Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Nevbahar Tamçelik glokom ile ilgili merak edilenleri anlattı. Glokom nedir? Glokom halk arasında göz tansiyonu olarak bilinir. Normalde göz içinde saydam tabaka ve merceği besleyen bir sıvı bulunur. Göz sıvısının yapım hızıyla gözden çıkışı arasında bir denge vardır. Ancak bazı kişilerde çıkış yeri tıkalı olduğu için sıvı göz içinde birikir. Bu da göz tansiyonun yükselmesine neden olur. İşte bu durumu glokom olarak tanımlıyoruz. Tıkanıklığın tam olarak sebebini bilmiyoruz. Genellikle gözün yapısına bağlı olarak ortaya çıkıyor. Ayrıca göze darbeler ve göz hastalıkları sonrasında da görülebiliyor. Görülme sıklığı nedir? Dünyada yaklaşık 70 milyon kişinin glokom hastası olduğu, glokoma bağlı 7 milyon kişinin kör olduğu ve bunların yarısından çoğunun iki gözünü de kaybettiği tahmin ediliyor. Türkiye’de ise 1 buçuk milyon kişinin glokom olduğu tahmin ediliyor ancak bunun yaklaşık 300 bini düzenli tedavi alıyor. Peki glokomun belirtileri neler? Hastalığın yüzde 90’ı sinsi seyrediyor... Devamı

07 01 2011

Sara hastalığı anne olmaya engel değil

İlaç yetmiyorsa ameliyat şart Epilepsi hastaları ile kendilerini takip eden doktorlarda 'Kullanılan ilaçlar bebeğe zarar verir' diye bir önyargı var. Ancak epilepsi ilaçlarını kesmek hata. Çünkü hamilelik sırasında geçirilecek büyük nöbetler, anne karnındaki bebeğe, kullanılan ilaçların yan etkilerinden daha fazla zarar verebilir Epileptik hastaların gebelikte en yaygın yaptığı hata ilacı kesmek. Sağlıklı gebelik için düzenli ilaç kullanımı ve doktor takibi şart. Hamile kalmadan önce folik asit takviyesi ilaçların yan etkisini azaltıyor. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Candan Gürses anlattı. Epilepsi nasıl teşhis edilir? Önce hastadan ayrıntılı bir öykü alırız. Hastaya nöbet sırasında neler hissettiğini, nöbetin geleceğini anlayıp anlamadığını sorarız. Daha sonra hasta yakınlarından nöbet sırasında neler olduğunu öğreniriz. Öykü kısmı çok önemli. Çünkü bazen ilk seferinde tabloyu anlamak pek mümkün olmayabilir. Hastayı defalarca görüp dinlemek gerekebilir. İkinci adım EEG dediğimiz beyin elektrosudur. Bu yöntemde beynin elektriksel faaliyeti kaydedilir. Yarım saat süren çekim sonunda filmde bir sorun tespit edilebilir. Eğer hastanın epilepsi olduğunu düşünüyor ancak filmde problem görmüyorsak çekim mutlaka tekrarlanmalı. Gerekirse en az üç defa EEG çekilmeli. EEG çekimi nasıl yapılıyor? Hastanın başına elektrot dediğimiz teller yerleştirilir. Kafa derisinin üzerinden beynin elektrik faaliyeti bilgisayara veya kâğıda aktarılır. İşlem kesinlikle hastaya zarar vermez, can yakmaz. Çekim sırasında epilepsiyi ortaya çıkarıcı faaliyetler var. ... Devamı

07 01 2011

Ginseng ile cinsel yaşamını canlandır

Ginseng bitkisinin kökü, canlılığı, cinsel gücü arttırıcı, gençleştirici etkisi dolayısıyla Çin, Japonya ve Kore’de yüzyıllar boyunca çok değer görmüştür. Bu çok eski Asya bitki bilimi, ginseng gıda endüstrisinin büyümesini sağlamıştır. Umutlandırcı vaatler Ginseng iyi bir afrodizyak olabilir mi ? Libidoyu canlandırcı özelliği eski zamanlardan kalma bir mit mi, yoksa bilimsel araştımalar iddiaları destekliyor mu ? Geçen yirmi yılda ginsengin seks arzusunu arttırıcı bir özelliğinin olup olmadığı konusunda sayısız klinik çalışma yapıldı. Hayvanlar üzerinde yapılan bazı deneyler Asya ginsenginin erektil disfonksiyonu tedavi ettiği görülmüştür. Ginsengin aynı zamanda insanlar üzerinde de, özellikle kadınlarda, aynı etkiyi gösterdiğinin kanıtları görülmüştür. İnsanların cinselliği, dürtüleriyle hareket eden hayvanlardan daha komplike ve karmaşık olduğu için hayvanlar üzerindeki çalışmaların sonuçlarının insanlar için bir değeri yoktur. Erkekler üzerindeki etkisi İnsanlar üzerinde yapılan yayınlanmış çalışmaların birinde, erektil disfonksiyonu olan ve 3 ay boyunca kırmızı Kore ginsengi alan 30 erkekte görülen seks performansı artışının, placebo alan gruptaki erkeklere göre çok daha fazla olduğu kaydedilmiştir. Ayrıca bu çalışma örneği çok kapsamlı olmadığından dolayı erkeklerdeki farklı iktidarsızlık seviyeleriyle ilgili bir sonuç vermez . Bu otun, erektil disfonksiyonu olan çok sayıdaki hasta üzerindeki etkilerinin görülebilmesi için daha fazla araştırma yapılması gerekmektedir. Kadınlar üzerindeki etkisi Kadınlardaki seksüel tepkiyi ölçmenin daha zor olmasından dolayı, kadınlar üzerinde daha ... Devamı

06 01 2011

Saç Bakımı

1. Çok kuru saçlar Şampuanı sadece ellerinizle, ıslak saçın diplerine dağıtın ve hafifçe yedirin. Durularken incelerek saçın içinden akacak olan şampuan, saçları temizlemek için yeterlidir. Böylece saçlarınızın biraz daha kurumasını önlemiş olursunuz. 2. Normal saçlar Şampuanı dairesel hareketlerle saça yedirin, hemen ardından iyice durulayın. Eğer başınızda şampuan artığı kalırsa, saçlarınız matlaşır ve kurur. Kural şu: Şampuanlamak için harcadığınız sürenin üç misli süreyi durulamak için kullanın. Saçlarınızın durulandıktan sonra gıcırdar gibi olması gerekiyor. 3. İkisi bir arada Bu ürünler hem yıkar hem de bakım yapar. Pratiktir ama her gün kullanılmaya uygun değillerdir. Çünkü bu ürünlerin çoğunda silikon yağı vardır. Önce saçları yumuşak yaparlar. Fakat uzun vadede saç tellerinin yüzeyinde birikerek, saçı ağırlaştırabilirler. Haftada sadece 1 kez kullanın. 4. Ilık su ile durulayın Kaşmir kazağınızı sıcak suyla tıkayamazsınız. Saçlarımız da aynı derecede hassas olduklarından, çok sıcak suyu sevmezler. Ilık su, saçların zarar görmemesi için ide3aldir. Hatta başarabilenler, saçlarını soğuk su ile yıkamalıdır. Soğuk su , saçlara mükemmel bir parlaklık verir. 5. En iyi fön stratejisi Saçları yıkadıktan sonra dikkatle ayırın. Isıtılmış bir havluyla önden kurutun. Fön makinesini en düşük ayara getirip, saçları çok fazla karıştırmadan tam kuruyana kadar fönleyin: sonra fönü daha yüksek ısıya getirip, yuvarlak bir fırçayla şekillendirme işine girişin. Fön makinesini saçınızdan en az 15 santim uzak tutun. 6. Nazik olun Islak saçlar, hafifçe şişmişlerdir.... Devamı