09 02 2011

Uçukları engellemek için öneriler

Soğuk havalar ve rüzgarlar kapımızı çaldı. Dudak kuruluğu ve enfeksiyonlardan kaynaklı uçuklar güzelliğinizi bozmasın. İşte yararlı öneriler!     Uçuklar Herpes adı verilen virüsün cilt üzerinde ve dudak çevresinde yayılmasıyla meydana gelir. Enfeksiyon ağrı ve kaşıntı ile başlar ve içi sıvı dolu kabarcık şeklini alır. Bu kabarcıklar zamanla kurur, ve 7-10 günlük süreden sonra düşer. Önlemek için Uçuklardan korunmak sanıldığı kadar zor değildir. Korunmak tedavisinden çok daha kolaydır çünkü bulaşıcı olan uçuklar en ufak temas halinde başka insana veya dudağınızın başka bir bölümüne bulaşabilir. Güneşe maruz kalmak uçukların oluşumunu tetikler. Bu nedenle en az 15 koruma faktörlü(SPF) bir kremi cildinize sürmeyi ihmal etmeyiniz. Uçuğunuzun stres kaynaklı olduğunu düşünüyorsanız, kendini rahatlatmaya çalışın. Uçuğu olan kişiyle aynı havluyu, tıraş bıçağını ve bardağı kullanmayınız. Uçuğunuza dokunduktan sonra ellerinizi hijyenik sabunlarla yıkamayı unutmayınız. Bağışıklık sisteminizi güçlendirmek uçukları önlemede çok etkilidir. Özellikle soğuk hava ve rüzgarlar nedeniyle meydana gelen uçuklar, hastalık sonrasında kendini gösteren kabarcıkları önlemede vücudun dengesinin korunması için besin takviyeleri almak yararlı olacaktır. Ağız ve diş sağlığınız için tıklayın! Besin takviyeleri C vitamini günlük 200-500 mg civarında alınan C vitamini uçukların süresini büyük oranda azaltacaktır. E vitamini içeren uçuk kremlerin uçuklardaki kaşıntıyı ve ağrıyı... Devamı

09 02 2011

Baş ağrısı nedir?

Çoğumuz hayatımızı bu kadar çok meşgul eden baş ağrılarından şikayetçidir. Ancak hangimiz baş ağrısının ne olduğunu ve gerçek sebeplerini biliyoruz?   Baş ağrıları herkesin bir gün karşılaştığı ve en sık rastlanan medikal sorunlardan biridir. Nüfusun yarıya yakını yıl içerisinde kronik baş ağrısı şikâyetiyle doktorların kapısını çalmaktadır. Bu nedenle baş ağrıları ekonomi üzerinde de büyük bir etkiye sahiptir. Başına saplanan ve bir türlü geçmek bilmeyen ağrılar nedeniyle işten izin alan kişilerin toplamı ve çalışma ortamından uzak kaldıkları süre düşünüldüğünde iş hayatı da baş ağrılarından nasibini almaktadır. Baş ağrısı nedir? Baş ağrısı, baş ve boyun bölgesinde bulunan sinirler ve kaslar ile beyni çevreleyen membran ve omurga çevresinde rastlanan ağrılılardır. Beyin ağrıyı algılayamadığı için baş ağrısının beyninizle bir ilgili yoktur. Aslında beynin etrafında bulunan sinirlere iletilmesiyle ağrının farkına varılır. İnsanların baş ağrısı çekmesinde temel 2 sebep vardır. Doktorlar da bu nedenle ağrıları birincil ve ikincil olmak üzere 2 kategoriye ayırır. • Birincil baş ağrılarının herhangi bir medikal sorunla ilişkisi yoktur. • İkincil baş ağrıları ise enfeksiyon, ateş, yaralanma, hipoglisemi, tümör, diş ağrıları, sinüzit ve kafatasında aşırı baskı gibi nedenlerden dolayı ortaya çıkar. Birincil baş ağrılarının temel 3 nedeni vardır: • Migren: Migrene bağlı ortaya çıkan baş ağrıları beyinle ilgili bölgelerde kan akışının azalması sonucu meydana gelir. migren belirtileri ışığa ve gürültüye karşı duyarlılık, mide bulantısı, kusma ve başın yan kısımlarında kendini hissettiren ani ağrılardır. Sinirler... Devamı

04 02 2011

Ko-kültür yöntemi ile tüp bebek başarısı artıyor

Ko-kültür yöntemi ile tüp bebek başarısı artıyor Ko-kültür yöntemi de daha önce tüp bebek yöntemi ile çocuk sahibi olamayan çiftlere, anne-baba olma şansı tanıyor.   Bilim dünyası çeşitli nedenlerle çocuk sahibi olamayan çiftlere yeni tedavi metodları sunuyor. Yumurta destekleyici kümülüs hücreleriyle eş zamanlı embriyo geliştirme tekniği "ko-kültür" yöntemi de daha önce tüp bebek yöntemi ile çocuk sahibi olamayan çiftlere, anne-baba olma şansı tanıyor. Kadın Sağlığı ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Timur Gürgan ve embriyolog Doç. Dr. Aygül Demirol tarafından yabancı bilim insanlarıyla ortak yürütülen çalışmada, 2 ve daha fazla tüp bebek tedavisi başarısızlığı olan çiftlerde "Kümülüs Hücre Ko-Kültür" uygulamasının gebelik oranlarını önemli derecede arttığı gösterildi. Çalışma, yöntemin embriyo kalitesi bozukluğunu azaltmak, tek embriyo transferinde en iyi embriyo transferinin sağlanabilmesi, daha fazla kaliteli embriyo dondurabilmesi ve rahim için zarına embriyonun gömülmesine engel olan durumlarda da alternatif bir teknik olarak kullanılabileceği ortaya koydu. Rahim içindeki endometrium denilen bölgedeki hücrelerin kullanılması ile belli hasta gruplarında tüp bebek başarısını arttırabilen ve "Yapay Rahim" olarak lanse edilen laboratuvar uygulamasından daha kolay, ucuz ve başarılı olan teknik, Türk bilim insanlarınca alanın önde gelen bilimsel dergilerinden "Reproductive Medicine Online" da yayımlandı. ... Devamı

04 02 2011

DEHB'de en önemli geçiş noktası genetik

 DEHB'de en önemli geçiş noktası genetik DEHB’in altında yatanlar arasında aile öyküsünden gebelik zehirlenmesine geniş yelpazede nedenler var.     Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı  Hastalıkları Uzmanı  Dr. Zafer Atasoy, DEHB’in altında yatan fiziksel ve ruhsal nedenleri anlattı.  Hastalığın nedenleriyle ilgili neler söyleyebilirsiniz? DEHB, nedeni tam olarak bilinmeyen ve bu konuda çok farklı görüşlerin ileri sürüldüğü bir rahatsızlıktır. Çeşitli belirtilerin bir araya gelmesiyle oluşmuş bir hastalık tablosu olarak görülür. Genetik faktörler, ilk akla gelen grubu oluşturuyor. Bu tabloyu açıklayacak tek bir işaret bulunmamasına karşın genetik geçişin ve kalıtım oranlarının diğer birçok psikiyatrik tabloya göre yüksek olduğu bilinmektedir. DEHB olan çocukların aileleri içinde (anne, baba, kardeşler) DEHB görülme sıklığı yüzde 20-25 oranındadır. Ancak genetik bozukluk konusunda tam olarak netleşmiş bir bilgi yok.  Hastalığın nedenlerine ilişkin yapılan çalışmalarda, bu çocukların beyinleri görüntülendiğinde, özellikle beynin sağ yarım küresinde, yüzde 3-5 oranında azalma bulunmuştur. Diğer yandan bu bulguların ergenlikle beraber normale döndüğü gözlenmektedir. Ayrıca beyin ön bölgesinde kan akımı ve metabolik etkinlikte azalma saptanmıştır. Ayrıca bu çocukların EEG değerlendirmelerinde de düzensizlikler ve beyin kimyasallarında anormallikler var. Fiziksel sorunlar da bir etken mi? Doğum sırasında minimal derecede merkezi sinir sistemini etkileyen ve hasar yaratan durumlardan söz edilmektedir. Ay... Devamı

04 02 2011

Alkol ve karaciğer ilişkisi

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, ‘bir ufak rakıyı’ beş akşamda tüketmek gerekiyor Geçenlerde 29 yıllık kapı komşum Karaciğer Vakfı Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Gürakar, yeni vitamin ve genetik yatkınlık testlerini incelemek için yanıma uğradı. Hocam her daim taze, neşeli, ayaklı arşiv gibi; her isim, adres ve toplantı hafızasında. İnsana bu kadar pozitif enerji veren biri az bulunur. “Hasan, bugünlerde çok konuşuluyor, sana alkol hakkında biraz bilgi vereyim de yaz” dedi. Muzaffer hocamın alkol hakkında anlattıklarını aynen  aktarıyorum.. İşte etkileri 1. Alkol vücutta  karaciğer gibi hayati organları tahrip ediyor. Organlardaki hasarlar hepatite hatta siroza kadar ilerleyebiliyor.  2. Kalpte miyokard adalesini etkiliyor, kalp yetmezliğine yol açabiliyor.  3. Sinir sistemini etkiliyor.  4. Pankreasa, mideye zarar  veriyor. DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ DER Ki...  “1 erkek günde 30 gramdan fazla 1 kadın günde 25 gramdan fazla alkol almamalıdır. “ Türkiyenin klasik içkisi rakıdan bahsedelim. Rakının saf alkol miktarı yüzde 42’dir. Türkiye ekonomisinin etkisiyle genelde akşamları ‘bir ufak’, yani 35 cl. alkol içenler, 147 gram saf alkol alır. Bu bilgilere göre, her gün bir ufak içmek Dünya Sağlık Örgütü’nün önerilerinin çok üzerindedir. DSÖ, bir ufak rakıyı ancak beş akşamda tüketmeyi öneriyor. O halde hem karaciğere hem cebe daha az zarar vermek için bir ufak rakı haftada beş günde tüketilmelidir. En iyisi pazartesi, salı, perşembe, cuma ve cumartesi günleri içip çarşamba ve pazar günleri karaciğere dinlenme fırsatı vermektir. Bir de alkol ... Devamı

03 02 2011

Pozisyondan karakter tahlili

  Sevgilinizin yataktaki favori pozisyonlarını bilmek cinsel karakterini çözmenize olduğu kadar seks hayatınızı renklendirmenize de yardımcı olacak!   Bir erkekle birkaç ay beraber olduktan  onun favori pozisyonlarını artık öğrenmiş olabilirsiniz. Mesela köpek pozisyonunu tercih ediyorsa, göğüslerinizden çok kalçalarınızla ilgilendiğini kabul etmelisiniz. Oysa pozisyon tercihleri bundan çok  fazlasını ortaya koyabilir. Nitekim "Freeway of Love" (Aşkın Serbest Yolları) adlı kitabında yazar Jan Hargrave, "Tercih ettiği seks pozisyonlarından yola çıkarak, partnerinizin motive olma yolunu, karakter özelliklerini ve ilişki eğilimlerini çözebilirsiniz" diyor. Sevgiliniz gelecekte tam bir maçoya mı dönüşecek, yoksa maceraperest karakteriyle size herkesi kıskandıran bir ilişki mi yaşatacak? Tavsiyelerimizle gerçek karakterini çözüp, aynı zamanda favori pozisyonlarında siz de maksimum zevk almayı öğreneceksiniz.   Yazının orjinalini ekolay.net ten okuyabilirsiniz...   Devamı

26 01 2011

DİFENBAHYA ÇİÇEĞİNİN BAKIMI

DİFENBAHYA ÇİÇEĞİNİN BAKIMI Bitkisinin Yetiştirilmesi için Gerekli Şartlar:   Toprak: Bitki zengince karışımlı toprağı sever. Uygun toprak hazırlamak için, bahçe toprağına bir miktar kil ve kaba dere kumu eklenir.   Su: Bitki yaz mevsiminde bol su ister. Kışın verilen suyu azaltılmalı, ancak toprağı nemli, tutulmalıdır.   Işık: Yarı gölge yerleri seven difenbahya, doğrudan gelen güneş ışığı karşısında bırakılmamalıdır.   Sıcaklık: Ilık ortamları yeğleyen difenbahya, kışın en düşük 15 dereceye kadar dayanabilir. Bitki hava akımlarının olduğu yerlere konulmamalıdır.   Gübre: İlkbahardan sonbaharın ortalarına kadar bitkiye ayda iki kez standart sıvı gübre verilir.   Saksı Değiştirme: Difenbahyanın kökleri saksısını doldurmuşsa, ilkbahar mevsiminde saksısı uygun toprak eklenerek bir numara büyüğü ile değiştirilir. Saksı çapı 20 cm' ye ulaştığında bitki özenle saksıdan sökülür, kökleri kırpılır ve uygun toprak eklenerek aynı saksıya tekrar dikilir. Devamı

26 01 2011

Yelek modeli

  Çok şık beyaz bir yelek   Devamı

26 01 2011

Flar ve atkı modelleri

flar modelleri, atkı, kaşkol             Devamı

26 01 2011

Örgüden bluz

        Netten bulduğum şık kıyafetler Devamı