E-KADIN

   

8 Mart

7/3/2009
Kategori: Yasam



Kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olmak yolunda verdiği savaşın temsili başlangıcı 8 Mart 1857 yılında ABD’nin New York kentinde başladı. Konfeksiyon ve tekstil fabrikalarında çalışan 40 bin işçinin insanlık dışı çalışma koşullarına ve düşük ücrete karşı başlattığı grev, polisin saldırısıyla kanlı bitti. Saldırı sırasında çıkan yangında çoğu kadın 129 işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 100 bini aşkın kişi katıldı.

1910 yılında Danimarka’nın Kopenhag kentinde toplanan 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında, Almanya Sosyal Demokrat Parti önderlerinden Clara Zetkin, bu yangında yaşamını yitiren 129 kadın işçi anısına 8 Mart gününün Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak kutlanmasını önerdi. Kadın hakları hareketini, özellikle oy hakkını onurlandırmayı amaçlayan Kadınlar Günü önerisi oy birliği ile kabul edildi.

2. Dünya Savaşı ve Soğuk Savaş yıllarında adeta yok olmaya yüz tutan kadın hareketi, 1960’ların sonunda tekrar canlandı. BM’nin 1975 yılını kadın yılı olarak ilan etmesi ve bunu takiben 1975-1985 arasının kadınların on yılı olarak açıklanması harekete gönül verenleri yüreklendirdi.

1977’de UNESCO’nun 8 Mart’ı Dünya Kadınlar Günü olarak açıklamasından bu yana dünyanın her yerinde Kadınlar Günü olarak kutlanıyor. 8 Mart sadece kadınları hatırlamaya değil, kadın hakları, kadın-erkek eşitsizliği ve kadına karşı şiddet gibi sorunların da tartışılmasına vesile oluyor. Dünyada kadınların yüzyıldır yürüttüğü özgürleşme mücadelesinin anıldığı ve kadınların güncel taleplerinin ifade edildiği bir gün olarak kutlanıyor.

Türkiye'de ilk kutlanışı

Türkiye'de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında "Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanmaya başlandı. 1975 yılında daha yaygın olarak kutlandı ve sokağa taşındı. "Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı" programından Türkiye'nin de etkilenmesiyle, 1975 yılında "Türkiye 1975 Kadın Yılı" kongresi yapıldı. 1980 Askeri Darbesi'nden sonra dört yıl süreyle kutlama yapılmadı. 1984'ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından "Dünya Kadınlar Günü" kutlanmaya başlandı.

Kadına karşı şiddet ve 2007 itibariyle dünyadan veriler
* Kadınlara karşı şiddet dünyada en yaygın, ancak en az cezalandırılan suçtur.
* Tahminlere göre 113 ile 200 milyon arasında kadın demografik olarak “kayıp” (yok) görünmektedir. Ya doğar doğmaz öldürülmüşler (erkek çocuğun kız çocuğa tercih edilmesi) ya da erkek kardeşleri ve babalarıyla eşit derecede gıda ve tıbbi olanaklara ulaşamamışlardır.
* Fuhuşa zorlanan ya da bunun için satılan kadınların sayısı yılda 700.000 ila 4.000.000 arasındadır. Cinsel kölelik düzeninden elde edilen kazançlar yılda tahminen on iki milyon dolardır.
* Küresel olarak, daha büyük oranda on beş ile kırk beş yaş arası kadınlar erkek şiddetinin sonucu ya da kanser, sıtma, trafik kazaları veya savaşa bağlı olarak sakat kalmakta ya da hayatını kaybetmektedir. * En az üç kadından biri dövülmüş, cinsel ilişkiye zorlanmış ya da hayatı boyunca başka türlü suistimal edilmiştir (tecavüz, kötü davranış). Genellikle, suistimal eden kişi aileden bir üye ya da kadının tanıdığı bir kimsedir. Ev içi şiddet, bölge, kültür, etnik köken, eğitim, sınıf ve din ne olursa olsun kadınlara karşı en yaygın suistimal şeklidir.
* Dinsel, kültürel vb. nedenlerle yılda iki milyondan fazla kız çocuğunun genital organlarına hasar verilmektedir (kadın sünneti). Bu oran, 15 saniyede bir kız çocuğudur.
* Sistematik tecavüz dünyadaki birçok çatışmalarda bir terör silahı olarak kullanılmaktadır. Ruanda’daki 1994 soykırımı esnasında 250.000 ila 500.000 kadının tecavüze uğradığı tahmin edilmektedir.
* Araştırmalar, kadına karşı şiddet ile HIV virüsü arasında yükselen bağlantıyı göstermekte ve HIV bulaşmış kadınların daha fazla şiddete maruz kaldıklarını, şiddet kurbanlarının da HIV bulaşma risklerinin daha yüksek olduğunu ortaya koymaktadır.

http://www.ekolay.net/kadin/ana_detay.asp?PID=3013&HaberID=599374


Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Oscar ödül

28/2/2009
Kategori: Yasam

 

Bu yıl 80. kez sahiplerine kavuşan Oscar ödüllerini bu yıl Avrupalı oyuncular alırken, Ethan ve Joel Coen kardeşlerin "No Country for Old Men" (İhtiyarlara Yer Yok) filmi en iyi film ve en iyi yönetmen dahil 4 Oscar ödülünü birden kazandı.

Oscar ödüllerinde en iyi yabancı film ödülüne "Kalpazanlar-The Counterfeiters" ile Avusturya filmi kazandı.

 

Bu yılın Oscar ödül töreninde, ödülleri kazananların bir kısmı şöyle:

EN İYİ FİLM:

İhtiyarlara Yer Yok-No Country For Old Men (Yönetmen Joel ve Ethan Coen)

EN İYİ YÖNETMEN
Joel ve Ethan Coen kardeşler, (İhtiyarlara Yer Yok-No Country For Old Men)

EN İYİ ERKEK OYUNCU
Daniel Day-Lewis (Kan dökülecek-There Will Be Blood)

EN İYİ KADIN OYUNCU
Marion Cotillard (Kaldırım Serçesi-La Vie en Rose)

EN İYİ YARDIMCI ERKEK OYUNCU
Javier Bardem (İhtiyarlara Yer Yok-No Country For Old Men)

EN İYİ YARDIMCI KADIN OYUNCU
Tilda Swinton (Michael Clayton)

EN İYİ YABANCI FİLM
The Counterfeiters-Kalpazanlar (Avusturya)

EN İYİ ANİMASYON FİLMİ
Ratatouille

EN İYİ BELGESEL FİLM
Taxi to the Dark Side (Alex G****y ve Eva Orner)

EN İYİ ORJİNAL SENARYO
Juno (Juno)

EN İYİ UYARLAMA SENARYO
İhtiyarlara Yer Yok-No Country For Old Men (Yönetmen Joel ve Ethan Coen)

EN İYİ GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ
Robert Elswit (Kan Dökülecek-There Will Be Blood)

EN İYİ ÖZGÜN MÜZİK
Dario Marianelli (Atonement)

EN İYİ ŞARKI
"Falling Slowly" (Once) Glen Hansard ve Marketa Irglova

EN İYİ KOSTÜM
Alexandra Byrne (Elizabeth: Altın Çağ)

EN İYİ MAKYAJ
Didier Lavergne ve Jan Archibald (La Vie en Rose-Kaldırım Serçesi)

(AA)

 

http://kultur.sabah.com.tr/sin100-10-20080225-100.html

Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

TÜRKLERE ÖZEL PASSATLAR

16/2/2009
Kategori: Yasam



 

 

Türkiye’de yeni bir donanım konseptine imza atmak amacıyla tasarlanan Passat ve Passat Variant Exclusive serisi, 55 bin 760 YTL’den başlayan fiyatlarla satılıyor.

  Türkiye’ye özel olarak hazırlanan Exclusive donanımının en büyük özelliği ön yolcular kadar arka koltukta seyahat eden yolcuların güvenliği ve konforunun da düşünülmüş olması. İş adamları için bir ofis, aileler için ise konforlu bir mekan olarak tasarlanan Exclusive’de Vienna deri döşeme, ısıtmalı ön ve arka koltuklar, elbise askısı, elektrikli arka cam ve manuel arka yan cam perdeleri ve çift bölgeli klima özelliği de standart olarak sunuluyor.

  VW Passat Exclusive sahipleri, Blueooth özelliği ile ellerini direksiyondan kaldırmadan cep telefonları ile konuşabilecekler. Ayrıca 230 Volt elektrik soketi ile araçlarını ofis olarak kullanmak isteyen iş adamları diz üstü bilgisayarlarını, kalabalık aileler ise küçük bir buzdolabını çalıştırabilecek. VW Passat Exclusive serisinde 1.6 litre FSI benzinli motor, manuel ve tiptronik şanzıman seçenekleriyle beraber sunuluyor. 2.0 litre TDI motorlu versiyonlarda da hem manuel hem tiptronik DSG şanzıman seçeneğine yer veriliyor. ABS, ESP, ASR, EDL, EBD, ön sis farları, 8 adet hava yastığı, ön ve arka park mesafe sensörleri, kendiliğinden kararan iç dikiz aynasının yanı sıra elektromekanik park freni ve elektronik kontak kilidi de aracın standart donanımında yer alıyor.

 

1.6 lt FSI benzinli motorlarda 55 bin 760 YTL ve 2.0 lt TDI dizel motorlarda 75 bin 940 YTL’den başlayan kampanyalı anahtar teslim fiyatları ile satışa sunulan Passat ve Passat Variant Exclusive’ler hem araçlarını ofis olarak kullanmak isteyen iş adamlarına hem de araçlarında konfor arayan ailelere hitap ediyor.

Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Fiat Ticari'de yeni kampanya

12/2/2009
Kategori: Yasam



Fiat Ticari Araçlar, şubat ayı sonuna kadar sürecek olan yeni bir kampanya başlattı.

Kampanya kapsamında Fiat Ducato ve Scudo modellerinde ÖTV miktarı kadar indirim yapan Fiat Ticari Araçlar, Fiat Doblo modelinde ise 3 bin 274 TL’ye, Fiat Fiorino modelinde ise 2 bin 160 TL’ye varan indirimli satın alma fırsatları sunuyor. Yine Fiat Fiorino ve Doblo modellerinde 12 bin TL’ye 12 ay vade yüzde  0.99 faizle kredi kolaylığı da sağlanıyor.

Şubat ayı boyunca Fiat Fiorino satın alan tüm tüketicilere ise “5 yıl ya da 150 bin km uzatılmış garanti hediye” ediliyor.

http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/10985377.asp?gid=229

Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

9,90 TL'ye cep telefonu

4/2/2009
Kategori: Yasam

Darty, Türkiye'deki 11. mağazasını “9,90 liraya cep telefonu” kampanyasıyla açacağını duyurdu.

Darty'den yapılan açıklamada, yeni mağazanın, 7 Şubat Cumartesi günü saat 07.00'de İstanbul Eyüp'teki Flatofis'te açılacağı belirtildi.

Yeni açılacak mağazada 9,90 liradan satılacak cep telefonun yanı sıra, LCD veya plazmadan diz üstü bilgisayara, beyaz eşyadan küçük ev aletlerine kadar değişik ürünlerin sunulacağı kaydedildi.

Darty'nin, 2009 yılında Türkiye'de 5 yeni mağaza açmayı hedeflediği bildirildi.


http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/10917314.asp?gid=229

Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Money Web

3/2/2009
Kategori: Yasam

In een kort overzicht vind u hier de verschillende leenvormen. Voor de alle duidelijkheid staan hier de verschillen in het kort opgesomd.
RekenvoorbeeldDe familie De Vries wil een lening aanvragen voor de verbouwing van de badkamer. Voor deze verbouwing willen ze € 5000,00 lenen. De familie De Vries wil zekerheid wat betreft de maandelijkse rente en wil tussentijds geen geld meer opnemen. Ze kiezen daarom voor een persoonlijke lening.
Jan en Anita willen meer financiële bestedingsruimte. Tussentijds willen ze geld kunnen opnemen. Wanneer er meer geld beschikbaar is, willen ze ook de mogelijkheid hebben om meer af te lossen. Ze kiezen voor een doorlopend krediet.

Lening vormen
Doorlopend kredietWat is een doorlopend krediet?Een doorlopend krediet is er om over langere periode meer bestedingsruimte te hebben. U mag steeds geld opnemen tot aan de kredietlimiet, maar u mag ook minder opnemen.
Tussentijds mag er altijd zonder boete worden afgelost. Dit krediet is handig wanneer u nog niet exact weet hoeveel geld u nodig heeft of wanneer u het geld nodig heeft. U betaald elke maand een vast bedrag aan rente en aflossing.
Voordelen:- Alleen rente betalen over het opgenomen bedrag- Tussentijds extra geld aflossen (boetevrij)- Meestal een eigen bankpas
Oversluiten van een doorlopend krediet:U heeft een lening of misschien wel meerdere leningen lopen. Het is dan vaak voordeliger om uw huidige krediet(en) over te sluiten. In plaats van verschillende afschriften, komt alles dan op één handig overzicht.
Tussentijds een extra krediet afsluiten:Wanneer u geen achterstand hebt opgelopen met betalen en uw financiële situatie laat het toe, is het mogelijk om een nieuwe lening af te sluiten voordat de vorige is afgelopen. Een deel van het bedrag dat u leent, wordt dan gebruikt voor de aflossing van de vorige overeenkomst(en).
Verhogen doorlopend kredietHet kan voorkomen dat naast uw doorlopend krediet nog behoefte is aan een extra financiële reserve. U kunt er dan voor kiezen om het bestaande krediet open te breken en vervolgens uw krediet te verhogen.
Persoonlijke lening
Wat is een persoonlijke leningBij de persoonlijke lening krijgt u in één keer de beschikking over het geleende bedrag. Wanneer u een persoonlijke lening afsluit, weet u precies wanneer de lening eindigt. U spreekt namelijk van tevoren een looptijd af. Zo spreekt u bij een persoonlijk krediet eenmalig een leenbedrag en een looptijd af. U krijgt dit bedrag in één keer op uw rekening gestort. Vervolgens betaald u maandelijks een vast bedrag aan rente en aflossing. In tijden van rentestijgingen biedt een persoonlijk krediet u zekerheid, want uw rente blijft ongewijzigd! Zo weet u precies waar u aan toe bent.Bent u van plan een nieuwe auto of caravan te kopen? Of wordt het tijd voor nieuwe meubels? Wellicht heeft u hiervoor gespaard, maar is het genoeg? Wanneer u extra geld nodig heeft, maar graag overzicht houdt in uw financiën, is een persoonlijke lening voor u een oplossing!
Voordelen:- Uitbetaling direct ineens- Vast rentepercentage- Vast maandbedrag- Vaste looptijd
Vaste renteWanneer de rente stijgt is een persoonlijke lening ideaal. Mocht de rente stijgen, dan heeft dit geen enkele invloed op de persoonlijke lening. Deze rente blijft ongewijzigd.
Stel u koopt een auto. Bij een persoonlijke lening spreekt u van tevoren af wat de looptijd van de lening is. U kunt deze lening bijvoorbeeld afstemmen op de levensduur van uw auto. Hierdoor voorkomt u dat de auto al is afgeschreven, maar u nog steeds moet betalen aan uw persoonlijke lening.

Spaarkrediet
Een spaarkrediet is een doorlopend krediet, gekoppeld aan een kapitaalverzekering.
Doorgaans betaald u voor een doorlopend krediet maandelijks een bedrag aan rente en aflossing. Bij een spaarkrediet betaald u echter alleen rente, die wordt berekend over het bedrag dat u heeft opgenomen. Gedurende de gehele looptijd kunt u tot uw kredietlimiet bedragen blijven opnemen.Daarnaast betaald u een maandelijkse premie voor een kapitaalverzekering.Met deze verzekering kunt u een kapitaal opbouwen om de lening af te lossen.Dit gebeurt met een kapitaalverzekering bij een gerenommeerde verzekeringsmaatschappij. De uitkering is gelijk aan de eindwaarde van de participaties en dus afhankelijk van de koersontwikkeling.
Rentekrediet
Een rentekrediet is een leenvorm voor particulieren die veel lijkt op een doorlopend krediet. Het grootste verschil is dat men bij een rentekrediet niet verplicht wordt om maandelijks af te lossen. Daardoor is het rentekrediet de leenvorm met de laagste maandlast. Deze leenvorm wordt ook vaak gebruikt om geld achter de hand te hebben, zoals bij een verbouwing of restauratie van bijvoorbeeld een oldtimer of ander duur verzamelobject. De looptijd van een rentekrediet is in principe oneindig. U lost immers niets af en betaald alleen rente. Ingezetenen van Nederland van 18 tot 65 jaar met een vast inkomen, wat niet mag bestaan uit een uitkering van de sociale dienst of de WW, kunnen in aanmerking komen voor een rentekrediet.
Moneyweb.nl is in het leven geroepen om als bemiddelaar in geldkredieten informatie te geven aan consumenten op het gebied van hypotheken en leningen. Hierbij wil Moneyweb.nl de consument helpen juiste en verantwoorde keuzes te maken bij het afsluiten van een lening of hypotheek.
Wij worden beloond door aanbieders op basis van doorlopende provisie voor wat betreft consumptief krediet en uit een mix van afsluit- en doorlopende provisie betreffende hypotheken en verzekeringsproducten. Bij eventuele klachten kunt u ons een brief sturen ter attentie van de Directie. Voor onverhoopte geschillen zijn wij aangesloten bij Klachteninstituut Financiële Dienstverlening.Moneyweb in English

Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Diamond

17/10/2008
Kategori: Yasam

For many years, the thought of finding diamonds in Canada was little more than a prospector’s dream. But that dream became a reality following the discovery, in the 1990s, of several world-class diamond-bearing deposits in Canada’s North.

Diamond exploration began in Canada as early as the 1960s, but major kimberlite discoveries were not made until the 1980s. In 1991, the first economic diamond deposit was discovered in the Lac de Gras area of the Northwest Territories. Canada became a diamond producer in October 1998 when the Ekati diamond mine opened about 300 kilometres northeast of Yellowknife. By April 1999, the mine had produced one million carats. By 2003, Canada had become the world’s third largest diamond producer on a value basis after Botswana and Russia.

Canadian Diamond Industry
Canada’s diamond industry has now become an industry worth in the range of $1.5–$2.0 billion with all indicators pointing to potential for future growth. Canadian diamond production in 2007 was about 17.0 million carats, compared to 13.2 million carats in 2006.

Diavik, Canada’s second diamond mine, began production in January 2003. During its projected 20-year life, average diamond production from this mine is expected at 8 million carats per year (Mct/y) and to peak at 11 million carats, representing about 6% of the world’s total supply. Ekati’s average production over its projected 20-year life is expected at 3-5 million carats a year, accounting for about 3% of world production by volume.

Snap Lake started production in early autumn 2007 and is expected to produce about 1.5 Mct/y in full production. It is located in the Northwest Territories about 220 kilometres northeast of Yellowknife, and is 100% owned by De Beers Canada. The deposit is unique in that the diamondiferous kimberlite is in the form of a dyke as opposed to the more common carrot-shaped pipe. The kimberlite to be mined over the project life is estimated at 18.3 Mt grading 1.46 ct/t.

The Victor project, Ontario's first diamond mine, began development in January 2006 and came into production in spring 2008. The Victor pipe has mineable reserves estimated at 27.4 Mt averaging 0.23 ct/t. While this ore grade is low, the value of the diamonds extracted, at about $440 per carat, is one of the highest in the world.At full capacity, the mine is expected to produce about 600 000 ct/y over a 12-year open-pit mine life.

Together with these mines, advanced mining projects (such as Gahcho Kué in the Northwest Territories, Foxtrot in Quebec, and Fort-à-la-Corne and Star in Saskatchewan) and the numerous advanced exploration projects across Canada ensure prosperous times to come for the economy of many Canadian regions.

Cutting and Polishing
Canada has a small diamond-manufacturing industry. In 2007, there were six diamond manufacturers operating across Canada located in Yellowknife (N.W.T.), Vancouver (British Columbia), and Matane (Quebec). These cutting and polishing factories employ about 150 workers. The largest of these facilities has an output of up to 1200 carats a month.

Employment
The Canadian diamond mining industry employs about 2650 people in mine operations and more than 1500 on-site workers through contractors in support industries such as maintenance, catering, transport, etc. Aboriginal persons generally comprise 30-40% of the work forces at the mines.

Kimberley Process for Rough Diamonds
The Kimberley Process was initiated by South Africa in May 2000 to develop an international certification scheme for rough diamonds to help prevent conflict diamonds from entering legitimate markets. Conflict diamonds originate in areas controlled by rebel groups and are often used to fund military action that targets governments.

Canada was a key player in the development of this initiative and since its inception on January 1, 2003, has been a leader in the implementation of the process to control the conflict diamond trade internationally. Canada passed legislation to control the import, export and transit of rough diamonds in Canada. By participating in the Kimberley Process, Canada is doing its part to halt the devastating impact that trade in conflict diamonds is having on peace, security and sustainable development in affected countries.

Diamonds and Sustainable Development
Canada’s diamond industry is part of a minerals and metals industry that is one of the world’s largest producers and exporters. This highly productive and technologically advanced industry provides a source of stable, high income for northern, remote, and Aboriginal communities.

Canadian mining companies are also leading the way in integrating sustainable development into their activities in Canada and abroad. The Canadian mining industry was the first in the world to develop and adopt a national environmental policy. On the international front, some of Canada’s major mining companies are involved in projects ranging from delivering health, water, and electricity services to reintegrating workers into their communities.

Natural Resources Canada advances the Government of Canada’s commitment to the sustainable development of our natural resources – contributing to their economic importance and to a strong society and communities through knowledge, innovation, technology, and international leadership.

By integrating our economic, social, and environmental goals, we can ensure our quality of life and build the Canada we want, for ourselves and for future generations.

http://www.nrcan.gc.ca/mms/diam/index_e.htm

Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Van'da Offshore heyecanı

20/7/2008
Kategori: Yasam















 

Architon Türkiye Offshore Şampiyonası'nın 9'uncu ayağı olan Offshore Van Grand Prix dün yapıldı. Dünyanın en büyük sodalı gölü olan Van Gölü, ilk kez Offshore yarışlarına ev sahipliği yaptı. Van Kalesi'nin önünde gerçekleşen, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ile eşinin de izlediği yarışta Lotus Jeans ve Marmaris Yacht Marina tekneleri çarpıştı. Ağır hasar alan Jeans'ın pilotları Jane ve Karina Koho pontonun üstüne çıkıp batmak kurtuldu. Stıhl'in (88) birinci olduğu yarışı Miele ikinci, Marmaris Yacht Marina da 3. bitirdi.


http://www.sabah.com.tr/haber

Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Barselona

11/6/2008
Kategori: Yasam

Barselona'da en büyük kolaylık tüm şehrin yayan dolaşılabilmesi. Şehrin en önemli caddesi olan Passeig de Gracia'yı yukarıdan aşağıya doğru yürüdüğünüzde Barselona'da görmek istediğiniz tüm binalar ve yerler önünüze çıkacaktır. Tarihi 2000 yıl geçmişe uzanan Barselona, bir zamanlar Roma İmparatorluğu'nun yönetim merkeziydi. O dönemden kalan surları ise Gotik Semt'te görebilirsiniz. Barselona'da o kadar görülecek şey varken insan nereden başlayacağı konusunda zorluk çekebilir. Her şeyi detayıyla görmek ve az yorulmak isteyenler için üstü açık iki katlı otobüsler tavsiye edilir. Ana kalkış noktası Plaça da Catalunya olan otobüsler mavi, kırmızı ve de yeşil olarak adlandırılmış üç ayrı güzergâhtan geçiyor. Bu sayede 20 avro karşılığında gün boyunca tüm Barselona'yı görebildiğiniz gibi istediğiniz müze ya da binanın önünde inip içini gezdikten sonra bir sonraki otobüse binip gezinize bıraktığınız yerden devam edebiliyorsunuz. Barselona deyince akla mutlaka Gaudi geliyor. Katalan sanat akımı Modernizm'in öncülerinden olan 1852 doğumlu Antoni Gaudi yaptığı eserlerle ne denli yaratıcı olduğunu ispatlıyor. En önemli eseri La Sagrada Familia Kilisesi'ni gördüğünüzde ise sanatçının mimaride bir çığır açtığını hemen hissediyorsunuz. Kilisenin kuzeyinde ise Gaudi'nin bir başka enteresan projesi olan Park Güell bulunuyor.

KUMSALDA KEYİF
Kuzey bölgesinden aşağıya doğru indiğinizde karşınıza her iki tarafında geniş kaldırımları olan Passeig de Gracia çıkacaktır. Lüks butiklerin yanı sıra İspanyol markaları Zara ve Mango mağazalarının da bulunduğu bu caddenin zemini de Gaudi imzasını taşıyor. Caddenin biraz daha aşağısında ise 43 numarada Gaudi'den kişisel izler taşıyan Casa Batillo'yu göreceksiniz. Gracia'dan aşağıya doğru geldiğinizde ise Barselona'nın en hareketli meydanı olan Plaça da Catalunya'ya çıkarsınız. Hemen meydanın karşısında ise şehrin en eğlenceli caddesi olan La Rambla bulunuyor. Trafiğe açık olan bu caddenin ortası yayalara ayrılmış. Cadde boyunca kuşçular, çiçekçiler ve mim sanatçılarıyla karşılaşacaksınız. Özellikle çocukların hayretle izledikleri mim sanatçılarının birbirinden değişik kostümleri ve dekorları çok ilginç. La Rambla'nın ortalarında ilerlerken solda 'La Boqueria Market' adlı kapalı yemek pazarı karşınıza çıkacaktır. Her türlü gıdanın satıldığı pazarda tapas barları da bulunuyor. Meyvecilerin renkli reyonlarından taze kesilmiş egzotik meyveleri mutlaka deneyin. La Rambla'nın bitişinde ise deniz karşınıza çıkacak. Barceloneta adındaki bu bölge daracık sokaklardan oluşuyor. Bar ve restoranlarıyla ünlü bu mahalle, 1992 yılında Olimpiyat Oyunları için yeniden yapılandı. Kumsala geldiğinizde Platja Barceloneta'nın ahşap yürüyüş yollarında keyif yapabilirsiniz. Çocuklara koşmak ve top oynamak için ideal bir alan.

ÇOCUKLAR İÇİN...
Barselona çocuklar için de ilginç bir şehir. Değişken mimari yapısı, kumsalı, müzeleri ve pandomimciler, her milletten çocukların sıkılmadan vakit geçirmesini sağlıyor. Barselona'da çocukların en çok hoşuna giden yerlerden biri de Avrupa'nın en büyük akvaryumu olarak bilinen L'Aquarium. Denizde yaşayan hemen hemen her çeşit canlının yer aldığı bu görkemli akvaryum, çocuklara deniz hayatının tüm ayrıntılarını sergiliyor. Çocuklar için ikinci bir alternatif ise hayvanat bahçesi. Doğal ortamıyla görülmeye değer olan hayvanat bahçesindeki gölde sandalla da dolaşabilirsiniz. Museu de la Cienca (Bilim Müzesi) çocuklara yönelik uygulamalı sergiler düzenliyor. Müzede üç-beş yaş arası çocuklar için özel bir bölüm bulunuyor. Çocukların sıkılmayacağı başka bir seçenek ise çikolata ile mumya müzeleri. Museu de la Xocolata'da çikolatadan yapılmış heykeller sergilenirken Museu de Cera'da ünlülerin gerçeğe yakın modelleri her zaman ilgiyle izleniyor.

Yorum (2) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Alaçatı

9/6/2008
Kategori: Yasam

 

 

Türkiye'de en iyi rüzgar alan merkezlerden biri olarak gösterilen Alaçatı'da, 2'şer saatten 5 günlük rüzgar sörfü eğitimi için 350 YTL ödemek yeterli. Alaçatı'da rüzgar sörfü okulunu işleten 2007 Dünya Slalom Rüzgar Sörfü ikincisi milli sporcu Bora Kozanoğlu, her yaştan meraklının Alaçatı'da bu spora başlayabileceğini söyledi.

Bora Kozanoğlu, Alaçatı'da yılın 12 ayı yapılabilen rüzgar sörfüne ilginin her geçen gün arttığını kaydetti. Rüzgar sörfü öğrenmek isteyenler için en ideal zamanın bahar ayları olduğunu belirten Kozanoğlu, dünya rüzgar sörfü şampiyonalarına ev sahipliği yapan Alaçatı'nın, aynı zamanda bu spora başlamak için en güvenli parkurlardan birine sahip olduğunu söyledi.''Alaçatı, adeta windsurf öğrenmek için yaratılmış bir yer. Çok sığ. Düşseniz bile yerler kum. Yaralanma ihtimali çok düşük'' diyen Kozanoğlu, Alaçatı'da 7'den 70'e herkesin, fizik güçlerine uygun yelken ve boardlarla çok kısa bir sürede windsurf ğrenebileceğini dile getirerek, şöyle konuştu:

''Eskiden malzemeler pahalı ve ağırdı. İki kişi ancak taşıyabilirdi. Okullarda bile malzeme yok denecek kadar azdı. Şimdiyse 7 yaşındaki bir çocuğun dahi taşıyabileceği ağırlıkta malzemeler var. Maliyeti eskiye oranla azaldı. İstediğiniz malzemeyi de bulma imkanınız var. Günde 2 saatlik dersler olmak üzere 5 günlük kurs programımız var. 10 saatte karşı sahile gidip gelmeyi öğreniyorsunuz. 3 günlük bir programla trapez kemeri eğitimi veriyoruz. Trapez kemeriyle vücut ağırlığınızı kullanıp 70-80 kilo metre hıza ulaşmanız mümkün.''Kozanoğlu, 10 saatlik ders programının 350 YTL civarında olduğunu belirterek, şunları söyledi:

''İnsanlar 15-20 dakikalık jetski gezisi için 150-200 YTL ödeyebiliyor. 350 YTL karşılığında adrenalin ve özgürlük duygusunu doyasıya yaşayabileceğiniz bir spora başlayabilirsiniz. Mayonuz dışında bir şey getirmeniz gerekmiyor. Tüm malzemeyi temin ediyoruz. Kurs sonunda uluslararası geçerliliği olan VDWS lisansı veriyoruz. Öğrendikten sonra günlük 80 YTL civarında malzemeyi kiralayıp kendinizi geliştirebilirsiniz. İlerlemek isterseniz bin YTL karşılığında ikinci el board ve yelken de bulabilirsiniz. Yeni malzeme almak ise 2 bin YTL civarında.''

Kozanoğlu, yabancı turistlerin yanı sıra Türklerin de gün geçtikçe yelken sörfüne olan ilgisinin arttığını, bunun da sporun gelişmesi bakımından sevindirici olduğunu kaydetti.Ailelerin çocuklarını 7 yaşından itibaren bu spora yönlendirebileceklerini kaydeden Kozanoğlu, ''Ben 10 yaşında başlamıştım. Eğer iyi çalışırsanız 16-17 de geç sayılmaz'' şeklinde konuştu.

OTELDEN İŞ TOPLANTILARINA RÜZGAR SÖRFÜ SEÇENEĞİ

2 yıllık bir aradan sonra kapılarını 20 gün önce açan Alaçatı'daki Süzer Sun Dreams Oteli Genel Müdürü Kaan Bayhan ise iş dünyasına yönelik ''rüzgar sörfü'' paketi hazırladıklarını kaydetti. ''Sıkıcı toplantılara'' rüzgar sörfüyle renk katmayı hedeflediklerini kaydeden Bayhan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Son 4-5 yıldır rüzgar sörfü tutkunları artıyor. Yapılan anketlerde Alaçatı, Türkiye'nin en iyi rüzgar sörfü merkezi olarak gösteriliyor. Yüzmeyi bilmeyenler bile güvenli bir şekilde burada sörf öğrenebiliyor. Bu durumun bölgenin tek kapalı tesisi olarak bize önemli bir misyon yüklediğine inanıyoruz.

İş dünyasının 'denge teorisi', 'genel duruş tekniği', 'yön bulma tekniği', 'kontrollü seyir teknikleri' gibi kavramları rüzgar sörfünün kavramlarıyla benzerlik taşıyor. Bu düşünceden hareketle iş dünyasına rüzgar sörfü de içeren bir paket hazırladık. 5 gün sürecek bir seminerde, sinerjiyi artırmaya dönük olarak, rüzgar sörfünden yararlanılabileceğini düşünüyoruz.''Bayhan, 17-19 yaş aralığındaki öğrencilere yönelik de rüzgar sörfü eğitim programını içeren bir paket hazırladıklarını belirterek, özellikle Rusya ve Almanya'dan ilgiyle karşılandığını dile getirdi.

AA

Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı