31 10 2012

Kanserden koruyan gıdalar

Kanserden koruyan gıdalar |  görsel 1

Kanserden koruyan gıdalar       Dilara Koçak   Kanser ve beslenme ilişkisindeki en önemli nokta, bağışıklık sistemini güçlü tutmak, anti-oksidan bakımından zengin beslenmek   Tüm dünyada kanser vakalarının sayısı maalesef giderek artıyor. Dünya Sağlık Örgütüne göre, 2030 yılında kanserli sayısının 27 milyona çıkması ve bu hastalıktan ölenlerin sayısının da 17 milyon bulması bekleniyor. Örgütün 2008 verilerine göre, erkeklerde en sık rastlanan kanser türleri sırasıyla; akciğer, prostat, kolon, mide ve karaciğer. Sağlık Bakanlığı’na göreyse Türk erkeklerinde sırasıyla en çok; akciğer, mide, lenfoma, prostat ve larinks kanserleri görülüyor. Fizyolojik bozukluk olarak tanımlanan tümör, organizmadaki bazı hücrelerin kontrolsüz çoğalması sonucu oluşuyor. Bu sırada bazı hücreler kayboluyor veya normal biyo-kimyasal işlevleri değişiyor. Kişinin yaşadığı çevre koşulları, stres düzeyi, genetik yapısı ve bizi en fazla ilgilendiren beslenme şekli, hastalığın oluşumunda etkili. Bağışıklık sistemin güçlü olabilmesi, kişinin doğduğu andan itibaren doğru beslenmesiyle mümkün. Gelin hangi besinler bizi nasıl koruyor, bir bakalım.   Diyette yağ Özellikle yağdan gelen enerjiyle fazlaca beslenenlerde kanser daha sık görülüyor. Çeşitli çalışmalarda, genç kızlığa giriş döneminde şişman olanlarda meme kanseri riskinin fazla olduğu saptandı. Ayrıca, yağların kızartılması sırasında oluşan toksik maddeler, kansirojen etki gösteriyor.   Karbonhidratlar Sofra şekeri ve rafine edilmiş tahıl ürünleri tüketenlerde bağırsak, rektum kanserlerine daha sık rastlanıyor. Karbonhidrat kayna... Devamı

31 10 2012

Meme kanserinde doğru bilinen yanlışlar

Meme kanserinde doğru bilinen yanlışlar |  görsel 1

Meme kanserinde doğru bilinen yanlışlar “15 Ekim Dünya Meme Sağlığı Günü” ve “1-31 Ekim Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı” nedeni ile Memorial Ataşehir Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Gökhan Kandemir, meme kanseri hakkında doğru bilinen yanlışlar hakkında bilgi verdi     Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser tipi olmasına rağmen acaba bu ölümcül hastalık hakkında ne kadar bilgi sahibiyiz? Ya da bildiğimizi sandığımız her şey doğru mu? Yapılan araştırmalar gösteriyor ki; meme kanseri hakkında yanlış ama bir o kadar da yaygın inanışlar hastalığın tanı ve tedavi sürecini olumsuz etkiliyor. “Memede ele gelen her kitle kanserdir” Yanlış. Memede elimize gelen her sertlik kansere işaret etmez. Bu kitlelerin büyük çoğunluğu iyi huylu çıkmaktadır. Memedeki her 10 kitleden 8’i iyi huyludur; yani kanser değildir. Özellikle ayın belli dönemlerinde ele gelen sertlikler, hassasiyet ya da ağrı olabilir. Bu duruma “fibrokistik meme değişiklikleri” denilmektedir. Bunlar normal değişikliklerdir. Menopozda olup hormon alanlarda da görülebilmektedir. Aylık meme muayenesi yapılarak bu değişiklikler kolaylıkla tanınabilir. Her kadın kendi meme yapısını tanıyabilmesi için düzenli olarak kendi kendine her iki memesini kontrol etmelidir. “Ailemde meme kanseri yok, bende meme kanseri olmaz” Yanlış. Bir kişinin ailesinde böyle bir vaka görülmemesi, kendisinde hiçbir zaman meme kanseri gelişmeyeceği anlamına gelmez. Kanser tanısı konulan kadınların %80’inden fazlasının ailelerinde kanser yoktur. Bununla birlikte; ailesinde özellikle birinci derece yakınları kanser olanlarda meme kanser... Devamı

11 07 2012

Herkese merhaba... Devamı

03 09 2011

Emziren kadın ayı kadar korkusuz

Emziren kadın ayı kadar korkusuz |  görsel 1

  ABD’de bilim insanları emziren annelerin doğaları gereği “korkusuzlaştıklarını” ve yavrularını korumak için bir “ayı” kadar tehlikeli olabileceklerini belirtti. California Üniversitesi’nde bebek emziren, bebeğini hazır sütle besleyen ve çocuğu olmayan 60 kadın incelendi.   Emziren kadınların kan basınçlarının düştüğünü ve hormon düzeylerinin değiştiği tespit edildi. “Anaç savunma mekanizması” diye adlandırılan bu değişimlerin dişi ayılardakiyle benzer olduğu görüldü. Bunun yavruyu yırtıcı hayvanlardan koruma içgüdüsü olduğu belirtildi. kaynak.  http://www.hurriyet.com.tr/yasasinhayat/18637909.asp Devamı

15 07 2011

Kabak Kızartması

  Meyveleri bol lifli bir bitki olan kabak, bağırsakları tembel olanlar için tercih edilmesi gereken yiyeceklerdendir. Kabak potasyum, fosfor, kalsiyum, magnezyum, sodyum, demir gibi madensel elementler içerir. Kabak bedeni temizler, sinirleri yatıştırır. Besin değerinin kaybolmaması için kabağı buğuda pişirmek önerilir. Kabak çiğ olarak rendelenip salatalara da katılabilir. Ancak en sık rastlanılan tarifi kabak kzıartması veya mücverdir. Kabak, sıcak yaz günlerinde patlıcan, domates gibi besin maddeleriyle birlikte karışık kızartması yapılan bir sebzedir. Hazımsızlığa ve kabızlığa iyi gelen kabak bu nedenle sindirim sistemini ve metabolizmayı düzenler. Ancak kızartması yaparken mümkün olduğu kadar az yağ kullanmak önemlidir. Çünkü fazla yağ içebilen sebzeler midenize ağır gelecektir. Sebzelerin fazla yağ içmemesini ancak kızgın yağa attığınız takdirde sağlayabilirsiniz. Devamı

18 02 2011

İlk cemre yarın düşecek

Baharın müjdecisi olarak bilinen ilk cemrenin yarın havaya düşeceği bildirildi. Çukurova Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili Edebiyatı Bölümü Türk Halk Edebiyatı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erman Artun, AA muhabirine yaptığı açıklamada, cemrenin, ilkbahara doğru önce havada, sonra suda ve son olarak toprakta 7’şer gün arayla meydana gelen sıcaklık yükselmesi olduğunu söyledi. Cemrenin kelime anlamının "kor halindeki ateş" olduğunu ifade eden Artun, "Cemreler, havaların ısınmaya başladığının ve kışın soğuk günlerini geride bırakmak üzere olduğumuzun müjdecisidir" dedi. Artun, eskilerin 365 günlük yılı 179’u "kasım" ve 186’sı "hızır" günleri olarak ikiye ayırdıklarını, kış devresinin 8 Kasım’da başladığını ve 6 Mayıs’ta da Hıdırellez ile birlikte yaz devresi, yani hızır günlerine girildiğini vurguladı. Kasımın 46’sında, 40 gün anlamına gelen "erbain", 86’sında da 50 gün anlamına gelen "hamsin"in başladığını belirten Artun, böylece kışın en soğuk zamanları olan 90 günlük sürenin geçtiğini, kasım günlerinin ortasını geçip 100 gün geride kalınca halk arasında zorlu kış günlerini geride bırakma düşüncesinin oluştuğunu kaydetti. Artun, kasımın 105’inde (19-20 Şubat) birinci cemrenin havaya, 112’sinde (26-27 Şubat) ikincisinin suya, 119’unda (5-6 Mart) üçüncüsünün toprağa düştüğüne ve 7 günlük aralıklarla buraları ısıttığına inanıldığını söyledi. Meteorolojik olarak ısınma sıralamasının toprak, hava ve su şeklinde olduğunu anlatan Artun, şöyle konuştu: "Cemre her ne kadar folklorik bir inanış olsa da cemre tarihlerinde hava sıcaklığı belir... Devamı

18 02 2011

pardesü ve kaban resimleri

  pardesü ve kaban resimleri Devamı

14 02 2011

Mutfağı yenilemek için çözümler

Eski mutfağınızda yapacağınız birkaç küçük değişiklik size yepyeni bir mutfak kazandırabilir.   Eski mutfağınız üzerinde az bütçeli küçük değişiklikler yaparak mutfağınızı bambaşka bir hale getirebilirsiniz. •  Mutfağı hesaplı yoldan dekore etmenin en pratik yolu mutfak dolaplarının ana iskeletini bırakarak kapaklarını yenilemektir. Bu işlem, hesaplı bir dolap kapağı seçtiğiniz takdirde size makul bir rakama mal olur. Üstelik dolap kapaklarının montajını kendiniz de yapabileceğiniz için bu masraftan da kurtulabilirsiniz. • Mutfak dolaplarının kulplarını yenileyerek de farklı bir görünüm elde edebilirsiniz. • Eğer dolaplarınızın kapaklarını değiştirmek istemiyorsanız onları yenilemek için başka bir yol daha var. Ahşap boyası ile onlara yepyeni bir görünüm kazandırın. Eski mutfak mobilyalarınızı da bu şekilde yenileyebilirsiniz. Dolap kapaklarınızı boyadıktan sonra üzerine mat ya da parlak vernik sürmeyi unutmayın. • Eğer dolabınızın iskeleti hala çok sağlamsa bütçenizi biraz daha zorlayarak işin ustasına lake cila yaptırarak modern bir hava yakalayabilirsiniz. • Mutfağınızın duvarları seramik değil de boya ise şanslısınız demektir. Sadece duvar rengini değiştirerek ekonomik şekilde görünümü yenilemiş olursunuz. Boya rengini seçerken dolaplar, tezgah, zemin ve perdelerin rengini de göz önünde bulundurmayı unutmayın. • Mutfak tezgahınızı değiştirmek istiyorsanız corian gibi hem çok renk seçeneği bulunan, hem de hesaplı olan bir malzemeyi tercih edebilirsiniz. • Kontrastlar geniş mutfaklarda oldukça şık durur. Bu sebeple duvarlarınız koyu renkse açık renk dolaplar ya da tam tersini uygulayabilirsiniz. • Eğe... Devamı

10 02 2011

Abant zamanı geldi!

Muhteşem göl manzarasını örten bembeyaz karla kaplı bir kış günü hayal edin. Tertemiz havasını içinize solurken, sıcacık bir şöminenin karşısında sıcak bir şeyler içmenin tadına vardığınızda Abant’ın o muhteşem atmosferinde olduğunuz için bir kez daha çok mutlu olacaksınız.  Her mevsimin renklerini üzerinde çok güzel bir elbise gibi taşımasını bilen Abant'ta, yaz aylarında, gölün etrafında bir hamakta ya da çimenlerin üzerinde yapılan bir öğle uykusu...  Ya da yaprakların, yeşilden yavaş yavaş sarıya, ya da sarıdan yeşile dönüşü... Abant Gölü Bolu’ya 34 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Toprak kaymaları sonucunda oluşan göl, 1200 metre yükseklikte…  Gölün etrafında bulunan otel ve restoranlar Abant’ı tercih etmeniz için önemli detaylara sahipler… İnntur'un muhteşem Abant tatili fırsatlarına göz atmak için tıklayın! Kış aylarında Abant'ta, beyaz bir görüntü eşliğinde buz tutmuş bir göl manzarası. Çocukken kar yağdığında neler yapardınız? Bir tahta parçası alıp bulduğunuz en dik yokuşa çıkar, ve aşağıya doğru korkusuzca, sevinç çığlıkları atıp kaymanın keyfini yaşamaz mıydınız? Şimdi büyüdüyseniz ne olmuş ki? Bilgisayarlar, telefonlar, dosyalar derken, nasılda unuttunuz çocuksu sevinç çığlıklarınızı... Abant’ın büyülü taraflarından biri işte bu... Çocukluğunuzda kaydığınız tahta parçalarının biraz modernize edilmiş, bir direksiyonla gidiş yönünüzü ayarlayabilme şansı verilmiş bir kızakla Abant’ın çorak kalmış tepelerinden aşağıya kayarken şaşırmayın! Yüzünüzdeki tebessümü bir yerlerden ha... Devamı

09 02 2011

Cinsel gücü arttıran mantar

TÜBİTAK’ın desteğiyle üretilen ’Pleurotus Eryngii’ adlı cinsel gücü arttırıcı mantara, en çok talep Güneydoğu Anadolu ile Akdeniz Bölgesi’nden geliyor.     Denizli’de tıbbi mantar üretimi yapan Agroma Mantarcılık’ın ortağı Ziraat Yüksek Mühendisi Mehmet Atmaca, TÜBİTAK’ın desteğiyle ürettikleri ’Pleurotus Eryngii’ adlı cinsel gücü arttırıcı mantara, en çok talebin Güneydoğu Anadolu ile Akdeniz Bölgesi’nden geldiğini söyledi. Hacıeyüplü Mahallesi’nde 30 yıl önce kültür mantarı üreten Agroma Mantarcılık, 2000 yılından bu yana tıbbi mantar üretimi üzerine çalışmaya başladı. Firmanın ortağı Ziraat Yüksek Mühendisi Mehmet Atmaca, 2005 yılında projelerini TÜBİTAK’a gönderdiklerini ve bu kurumun büyük desteğini aldıklarını kaydetti. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın belge verdiği ilk özel Ar-Ge kuruluşu olduklarını belirten Atmaca, firmalarının mantar araştırma üssü haline geldiğini söyledi. Atmaca, kanser ve alzehimer tedavilerinde kullanılan mantardan, cinsel gücü arttırıcı mantara kadar çok sayıda üretim yaptıklarını belirtti. Çin, Hindistan, Japonya ve ABD’de üretimi ve tüketimi yaygın olan tıbbi mantarların Türkiye’de ve Avrupa’da yeni tanınmaya başladığını kaydeden Atmaca, "Son zamanlarda en çok talep Pleurotus Eryngii ve Reishi isimli mantarlara geliyor. Pleurotus Eryngii mantarı cinsel gücü arttırıyor. Bu mantara en çok talep Güneydoğu Anadolu ile Akdeniz Bölgesi’nden geliyor. Mevcut üretimimizin çoğunu bu bölgelere gönderiyoru... Devamı